SEÇMELER Kategorisine Ait Bütün Yazılar |
| TAHAMMÜLSÜZ VE DOYUMSUZ BİR VARLIK: İNSAN |
İnsanoğlu yaşamının hiçbir evresinde olumsuzluklardan muaf değildir. Dünyaya geldiği andan itibaren her yönden gelişim gösterdiği gibi bir dizi sıkıntılı ve acı verici deneyimle de sürekli biçimde yüzleşebilmektedir. Bu problemlerin bir bölümü fiziksel gelişimle ilgili arızalardır; Engeller, kazalar, sakatlıklar vb. Bir kısmı sosyal yaşamın Devamı...
|
| Yüz yıl önce Kastamonu’dan yükselen ses: “Bize düşen o murdar paçavrayı parçalamak!” |
Kastamonu yüz yıl sonra Mehmed Âkif’i hatırladı mı?
Mehmed Âkif, 19 Ekim 1920’de Ankara’dan Kastamonu’ya gider.
“İslâm Şairi” dâvet üzerine 10 Nisan’da İstanbul’dan yola çıkmış, 24 Nisan’da Ankara’ya ulaşmıştır. Millî Mücadele’nin iç cephesinde onun sözü güç Devamı...
|
| AKLIMIZI AKTİF TUTALIM VE İSTİŞÂRE YOLUNU KAPATMAYALIM |
Bana inan, gerisini merak etme sen!
Hayır, hayır.. Sakın kafayı kiraya vermeyelim. Düşünelim. Herkes, hepimiz yanılabiliriz, din adamı ya da ilim adamı.. Ve bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Biz bilmiyoruz, Allah bilir. Hakikat ve gerçek aynı şey değil. Bakın bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin hakikatini Al Devamı...
|
| AHMET KEKEÇ'İN VEFÂTININ ARDINDAN |
Ahmet Kekeç, kekeme yaşadı, kekelemeden konuştu ve “erkenden” Rabbine kavuştu
Ahmet Kekeç, kekeme yaşadı, kekelemeden konuştu ve “erkenden” Rabbine kavuştu
Ahmet Kekeç, vefat etti.
Dayanamadı gitti bu dünyanın kirine ve pasına, zulmüne ve çirkefine...
Çok üzüldüm. İyileşir, döner diye bekledim, dualar ettim.
Ne Devamı...
|
| KÂL (şeriat) E UYMAYAN HÂL KİMDEN GELİRSE GELSİN REDDEDİLİR |
Bu bir hal ilmidir, kal ilmi değil
Bir önceki yazımızda mürşit kimdir diye sormuş ve irşad edebilendir demiştik. Bunun tek şartı, neye irşad edeceğini bilmesi ve onu önce kendisinin yaşamasıdır. Sonra ahlakı ve istikameti Resulüllah’ın ahlakına benzediği oranda irşat gücü artar.
Rahmetli babam, evladım sen bu işi bilemezsin, bir insanın mürşit olmasın Devamı...
|
| BİR KİTAPLA KARŞILAŞMAK |
Geçenlerde Türkiye Yazarlar Birliği’ne uğrak verdim. Salgın yüzünden eskisi gibi her öğleden sonra orada değiliz.
Nâdiren uğruyor, fazla da kalmıyoruz. Maaşallah, köklü dergiler aksamadan çıkıyor, hatta yeni yeni dergilerle karşılaşıyoruz. Kitap yayınında da bir eksilme yok. Bunlar güzel haberler.
Kitaplar masanın üzerine serilmişti Devamı...
|
| KIYILARIN OKUMUŞLARI İLE İÇ BÖLGELERİN OKUMAMIŞLARI |
‘MUKADDİME'ce/1 ‘OKUMUŞLAR'
1
Son Amerikan seçimlerinde bir daha gördük.
Efendim, Demokrat adaya oy verenler daha çok deniz kıyısında bulunan şehirlerde yaşayan ‘okumuş’lardan müteşekkil iken; Cumhuriyetçi adaya oy verenler ülkenin iç kesimlerinde bulunan görece daha az okumuş (aslında ‘okumuş’ kabul edilme Devamı...
|
| TASAVVUFUN PROBLEMLERİ |
Bilgi patronaj kabul edilmesi:
Bilginin kaynakları meselesine tekrar dönelim. Benim tasavvuf adına gördüğüm en büyük problem, İslam’ın bütün mezheplerince kabul edilmiş bilgi kaynaklarını, bu kaynaklardan bilgi alma yollarını ve aralarındaki meratibi bazılarının değiştirmesi, hatta yok sayması problemidir. Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas ve bunları Devamı...
|