HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / TEFEKKÜR
Okunma Sayısı: 1818
Yazar: Ekrem Demirli
MODERN ZAMANLARDA NE OLACAK BU DÎNİN HÂLİ?

MODERN ZAMANLARDA NE OLACAK BU DÎNİN HÂLİ?Karanlıkta yitirdiÄŸini aydınlıkta aramak: Fıkhı yenilemek çare midir?

Fıkıh hükümleri alanında 'içtihat kapısı' kapandı mı kapanmadı mı, bir karara varamadık lakin mizah bahsinde Nasreddin Hoca kapıyı ta baÅŸtan kapatmış görünüyor. Hoca'dan aktarılan veya onun üzerinden üretilen fıkralar günlük hayatımıza nefes verir; her konuda ona baÅŸvurur, en zor bahisleri onun basiretiyle çözer, onun ferasetinden medet umar, onunla güler, onunla düÅŸünür ve onunla hemhal oluruz. Hoca'nın en hoÅŸ fıkralarından birisi, insanın gerçeklerle yüzleÅŸmeden ve sorumluluÄŸu üstlenmeden nasıl kaçtığını anlatır. YitirdiÄŸi anahtarını dışarıda arayan Hoca'ya yoldan geçenler 'Hoca! Ne arıyorsun?' diye sorduklarında 'Anahtarımı arıyorum' demiÅŸ. 'Nerede düÅŸürdün?' diye sorduklarında Hoca 'içeride kaybettim ama burada arıyorum' demiÅŸ. 'Peki niçin içeride deÄŸil de dışarıda arıyorsun?' dediklerinde ÅŸu cevabı vermiÅŸ: 'Karanlıkta bulamam, burası aydınlık.'

İslam'da düÅŸünce ve hayat iliÅŸkisi baÅŸta olmak üzere, Müslüman toplumun kadim sorunları üzerindeki konuÅŸmalara kabaca bakınca bu fıkra aklıma gelir: Karanlıkta yitirdiÄŸimizi aydınlıkta aramaktan baÅŸka bir iÅŸ yapmıyoruz gerçekte. Böyle davranırken iki ÅŸeyi birden yapıyoruz: Birincisi konuÅŸarak 'aydın' olma sorumluluÄŸunun gereÄŸini ifa ettiÄŸimizi düÅŸünüyoruz; ikincisi çözümün bir parçası olmanın bize yükleyeceÄŸi ağır sorumluluktan kaçarak vicdani rahatlama yaşıyoruz. Birkaç asırdır İslam dünyasının sorunları üzerindeki tartışmalarda en sihirli kelime 'yenilik', 'yeniden inÅŸa' 'deÄŸiÅŸim' gibi muhtevası hakkında açık bir fikre sahip olmadığımız kelimeler gurubu geldi. İslam dünyası uzun bir süredir 'deÄŸiÅŸim zorunludur' cümlesini her ağızdan duyuyor, herkes yenilenme zaruretinden söz ediyor, lakin neyi yenileyeceÄŸimize dair kanaatimiz ise yok. Sorunu bilmediÄŸimiz bir konuda çözüm konuÅŸmak derde derman olmuyor. Modern dünyada –ki İslam dünyası onun bir parçasıdır- dinin toplumun temel alanlarında kurucu rol üstlendiÄŸini söylemek doÄŸru deÄŸil. Bir insanın günlük hayatında veya toplumsal iliÅŸkilerinde dini referans alması dinin hayatta ciddi bir ÅŸekilde müessir olduÄŸu anlamına gelmez. Modern dünyada din gücünü yitirerek ve sürekli gerileyerek hayatın 'ikincil' alanlarında bir sempati oluÅŸturarak var olmaya çalışıyor. Bilim, düÅŸünce, sanat, siyaset, hukuk vb. hemen bütün temel alanlarda din referans noktası olarak görülmüyor. Herhangi bir konuda müspet veya menfi geliÅŸmelerde dini itham etmek, söz geliÅŸi onu geri kalmanın veya baÅŸka bir sorunun sebebi saymak makul delillere dayanmaz. Bu bakımdan dinin etkisi üzerinden belirsiz bir dil kullanmak eleÅŸtiri yapanların iÅŸini kolaylaÅŸtırsa bile söylenenler ne açık ne de seçiktir.

Dini düÅŸüncenin yenilenmesi veya yeni bir metafizik

Müslümanların düÅŸünce hayatında ciddi bir yenilenme ihtiyacı vardır, bunda tereddüt yok. lakin İslam toplumunda ve düÅŸünce hayatında tebarüz eden sorunları fıkıh üzerinden ele almak ve çözümü münhasıran buradan beklemek sorunu hiç anlamamak demektir. Fıkıh bahislerinde deÄŸiÅŸmenin sınırları bellidir: 'Zamanın deÄŸiÅŸimiyle hükümlerin deÄŸiÅŸeceÄŸi' yöntemde karara baÄŸlanmış bir ilkedir. Fıkıh alanında 'deÄŸiÅŸim' isteyenler bu hususta birkaç meseleden öte bir ÅŸey de söylemiyor zaten: İktisadi alanda bazı sorunlar, kadın hakları ve kadının sosyal ve aile hayatındaki durumu, bazı ibadet bahisleri vs. Üstelik bütün bu alanlarda hayatın ilerlediÄŸi istikameti esas alarak bir deÄŸiÅŸim istiyoruz: modern hayat karşısında fıkıh hükümlerinde geri adım atılmalıdır, deÄŸiÅŸim vakıayı esas alarak yapılmalıdır. Bunu modern hayatın bir dayatması olarak kabul edebiliriz.

Bununla beraber karmaşık sorunlara fıkıh üzerinden yaklaÅŸtığımız sürece gerçek çözüme varmamız mümkün deÄŸil. Fıkıh İslam'da düÅŸünce hayatı için kurucu bir unsur olmaktan (asıl) ziyade netice ilimdir (fer'); onu önceleyen varlık ve bilgi anlayışı olmazsa fıkhın bir meÅŸruiyeti olmaz. Müslümanların düÅŸünce hayatının sorunları üzerinde konuÅŸurken dikkate almamız gereken asıl sorun, İslam'da düÅŸünce ile varlık-hayat arasındaki irtibatın tesisidir. Bu itibarla fıkhın 'teklif-yükümlülük' merkezli insan telakkisini ortaya çıkartan temel paradigmanın –metafizik tasavvur- karşılaÅŸtığı büyük tehdit Müslümanların hayatındaki en ciddi sorundur. Her insanı sorumlu sayan bir "teklif (yükümlülük)" merkezli dini hayat, hiç kuÅŸkusuz, insanı ve onun zihnini yücelten bir yaklaşım içerir. Bununla birlikte insanı yükümlü insan telakkisine varana kadar Tanrı, nübüvvet, ilahi kitap-bilgi, ahlaki önermeler, öte dünya inancı ve ruhun varlığı gibi temel konularda güçlü bir paradigmamız olmalıdır. Çağımızda büyük tehditlerle karşılaÅŸan alan, bu alandır; teklif alanındaki sorunlar bunun karşısında belki ayrıntı olarak kabul edilebilir. Müslüman düÅŸünürler geçmiÅŸte farklı yöntemlerden hareketle bu temel sorunlar üzerinde bir çerçeve ortaya koymaya çalışmışlar, birbiriyle çeliÅŸse bile ana ilkelerinde mutabık kaldıkları bir düÅŸünce inÅŸa etmiÅŸlerdir. İslam'da ibadet ve ahlak hayatı bu temel çerçevenin bir neticesi olarak ÅŸekillenmiÅŸtir. Günümüzde asıl konuÅŸmamız gereken konu, modern bilim ve düÅŸünceden dinin temel ilkelerine yönelik ortaya çıkan tehdit olmalıdır.

Birçok insana göre İslam toplumunda ortaya çıkan esas sorun modernleÅŸmenin önünü kapatan bazı gelenekler veya 'eski örfler' olabilir. Fakat dini düÅŸünce ile hayat arasında irtibatın her zaman tesis edilebileceÄŸini kabul eden Müslüman düÅŸünürler için asıl sorun, ibadet ve ahlak hayatına meÅŸruiyet kazandıran varlık telakkisinin anlamını yitirme tehlikesidir. Hristiyanlık dört asırdır bu büyük çatışmada gücünü yitirdi; önümüzdeki on yıllarda İslam'ın modern saldırıları göÄŸüsleyip göÄŸüsleyemeyeceÄŸine ÅŸahit olacağız. İslam bu büyük meydan okumayı göÄŸüslemede baÅŸarı gösterebilirse, bu baÅŸarı sadece Müslümanlar için deÄŸil, yeryüzünün salahı ve insanlığın geleceÄŸi için belirleyici olacaktır.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Ekrem Demirli
01-05-19
E mail: gercekhayat.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MODERN ZAMANLARDA NE OLACAK BU DÎNİN HÂLİ?
Online KiÅŸi: 28
Bu Gün: 1237 || Bu Ay: 82.382 || Toplam Ziyaretçi: 3.058.661 || Toplam Tıklanma: 59.105.486